Sana doymak en büyük aptallık olur

Alıştım ona. İçimden biri veya bir şeyler gibi artık. Alıştığım için daha çok özlüyorum şimdi. Her an yanında olasım, kokusunu içime çekesim, ellerini sıkı sıkı tutasım, saatlerce sohbetim edesim,gözlerine odaklanıp evreni unutasım, zaten vardı, şimdi fazlasıyla var ve gülesim bile gelmiyor. Sadece yakınında olmak keyfimi getiriyor, huzuru hissediyorum. Ona sarılmak için kalan günleri, saatleri hatta bazen kalan dakikaları hesaplıyorum kendime çaktırmadan. Sana doymak istiyorum, özlemek yormuyor beni yanlış anlama sadece saçma bir şekilde ağırlaşıyorum sevgilim.. Hem “sana doymak en büyük aptallık olur” öyle değil mi? 

Seni özlemek güzel, sana alışmak güzel, sana doyamamak güzel. Sen olunca içinde,ben de dahil, her şey çok güzel! 

Bu da neyin nesi Allah’ım

Belki 21. yüzyılda yaşanılan en klasik tanışmaydı bizim hikayemizin başlangıçı… Hangi tarihte nasıl tanıştık hatırlamıyorum bile ama onu gördüğüm o an, gözlerim gözleriyle buluştuğu o an kalbim nasıl çarptığını hiç unutamıyorum… Onu ilk kez görüyordum hiç böyle bir şey aklımda yokken anlam veremediğim bir heyecan çok karışık duygular içindeyim:”Merhaba” deyip elimi sıkmıştı elimi bıraktığında avucumun içi saliseler içinde terlediğini hissetmiştim… Kalbimin sesini duyacak diye çok korkmuştum… Kesin yüzüm kızarmıştır, ah Allah’ım neydi bu böyle. Sakinleşmeye çalışıyordum ona baktığımda gayet normal ve rahatı ben bayılmamak için zor tutuyordum kendimi. Neler olacağını bilmiyorum ama onu kaybetmek istemiyorum…